İnanç Açıklamamızı
-Tarihi İznik İman İkrarı
BÜYÜK İMAN İKRARI: "Bir tek Allah’a inanıyorum. Yerin ve göğün, görünen ve görünmeyen tüm varlıkların yaratanı, herşeye kadir Baba Allah’a inanıyorum.
Tüm asırlardan önce Baba’dan doğmuş olan, Allah’ın biricik Oğlu, ve bir tek Rab olan Mesih İsa’ya inanıyorum. O, Allah’tan Allah, Nur’dan Nur, gerçek Allah’tan gerçek Allah’tır.Yaratılmış olmayıp Baba ile aynı özdedir ve herşey O’nun aracılığıyla yaratılmıştır.
Biz insanlar ve kurtuluşumuz için gökten inmiş, Kutsal Ruh’un kudretiyle bakire Meryem’den vücut alıp insan olmuştur. Pontius Pilatus zamanında bizim için acı çekerek çarmıha gerilmiş, ölmüş, gömülmüş ve Kutsal Yazılara göre üç gün sonra dirilmiş, göğe çıkmış ve Baba’nın sağında oturmaktadır.Dirileri ve ölüleri yargılamak için şanla tekrar gelecek ve O’nun hükümdarlığı son bulmayacaktır.
Peygamberler aracılığıyla konuşmuş olan, Baba ve Oğul’dan çıkıp, Baba ve Oğul ile birlikte tapılan ve yüceltilen, hayatın kaynağı ve Rab olan Kutsal Ruh’a inanıyorum. Havarilerin inancına dayanan, evrensel ve kutsal olan tek kiliseye, kutsalların birliğine, günahların affına ve tek vaftize inanıyorum. Ölülerin dirilişini ve sonsuz hayatı bekliyorum." AMİN
-Tanrı’nın Üçlü Birlik Kavramı
Tüm gerçeğin ve varlığın dışında sadece Tanrı üçlübirliğe sahiptir. Tanrı'nın üçlübirliğe sahip olduğunu söylemekle, O'nun Kutsal Yazılar'daki kişisel doğasını tanımlamış oluruz. Tanrı'nın üçlübirlik kavramıyla Kendisini sonsuz olarak üç kişilikte (Baba, Oğul ve Kutsal Ruh) göstermiş olduğunu belirtmek istiyoruz. Baba, Oğul ve Kutsal Ruh, tek olan Tanrı'nın Kendisidir.
Üçlübirliğin Kutsal Kitap'a dayalı öğretisi şöyle özetlenebilir:
Tek gerçek olan Tanrı (Yeşaya 43:10; Yasa'nın Tekrarı 6:4) Baba, Oğul ve Kutsal Ruh'tan oluşur. Kutsal Kitap'ta Tanrı'nın her üç özelliği de 'Tanrı'nın Kendisi' olarak açıklanır. Baba, Tanrı olarak açıklanır. Baba Tanrı olarak anılır (Galatyalılar 1:1; Titus 1:4; v. Oğul veya Söz (logos) şu ayetlerde Tanrı olarak tanımlanır: Yuhanna 1:1-14; Elçilerin İşleri 20:28; Titus 2:13; İbraniler 1:8, vb. Çeşitli ayetlerde Kutsal Ruh, Tanrı'nın Kendisi olarak tanımlanır (Elçilerin İşleri 5:3-4; 1.Yuhanna 4:2-3; İbraniler 10:15-16). Üçlü birlikteki teklik kavramı, Matta 28:19'da Baba, Oğul ve Kutsal Ruh'un bir 'isim' (Grekçe'de tekil şahıs) altında anılmasıyla net bir şekilde görülür.
Bir kişi, Mesih'in tanrısallığına inanmışsa, Tanrı'nın Baba, Oğul ve Kutsal Ruh olarak var olduğuna inanması bir sorun olmaz. Kutsal Kitap'ın Üçlübirlik konusunda söyledikleri hakkında bir araştırma yapmak isteyenler için incelenebilecek ayetler: Matta 3:16-17; Markos 1:9-11; Luka 1:35; 3:21-22; Yuhanna 3:34-36; 14-26; 16:13-15; Elçilerin İşleri 2:32-33; 38:39; Romalılar 15:16-30; 1.Korintliler 12:4-6; 2.Korintliler 3:4-6; 13:14; Efesliler 1:3-14; 2:18-22; 3:14-17; 4:4-6; 2.Selanikliler 2:13-14; 1.Timoteos 3:15-16; İbraniler 9:14;
10:7; 10:15; 1.Petrus 1:2; vb.
İSA MESİH
'İsa Mesih' hem bir isim, hem de bir ünvandır. 'İsa' adı 'Yeşua' kökeninden gelir. Anlamı 'Yehova Kurtarıcı' veya 'Rab Kurtarır' demektir. 'Mesih' ünvanı da Grekçe 'Messiah' kelimesinden gelir (veya İbranice 'Maşiak' kelimesinden gelir). Mesih, 'Meshedilmiş olan' demektir. Mesih ünvanının kullanımında 'kral' ve 'kahin' anlamları da yer alır. Bu ünvan eski Antlaşma önbildirilerinde vaadedilen kral ve başkahinin İsa olduğunu gösterir. Bunun da ötesinde İsa'nın insan doğasına ve tanrısal doğaya sahip olduğuna inanırız. Aynı şekilde İsa'nın tamamen Tanrı ve tamamen insan olduğuna inanırız.
Kutsal Kitap'ta İsa'nın hem Tanrı hem de insan oluşu şöyle açıklanır:
'Mesih İsa'da olan düşünce sizde olsun. Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrı'ya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı. Ama yüceliğinden soyunarak kul özü aldı ve insan benzeyişinde doğdu. İnsan biçimine bürünmüş olarak ölüme, çarmıh üzerinde ölüme bile boyun eğip kendisini alçalttı. Bunun için de Tanrı O'nu pek çok yükseltti ve O'na her adın üzerinde olan adı bağışladı. Öyle ki İsa'nın adı anıldığında göktekiler, yerdekiler ve yer altındakilerin hepsi diz çöksün ve her dil, Baba Tanrı'nın yüceltilmesi için İsa Mesih'in Rab olduğunu açıkça söylesin' (Filipililer 2:5-11).
Tanrı neden İnsan oldu?
Bizle gibi ölümlü olan insanlar sonsuz olan Tanrı'yı nasıl anlayabilir? Doğru, iyilik veya güzellik gibi soyut kavramları anlamamız oldukça zordur. Güzelliği güzel bir soyut nesnede veya iyiliği iyi bir insanda görürüz. Peki Tanrı'yı nasıl görüyoruz? Tanrı'nın kişilik özelliklerini nasıl anlayabiliriz?
Tanrı, insanların anlayabileceği bir şekilde, insan bedeni alarak, kendisini insanlara göstermesiyle anlaşılabilir. Beden almış olan bu kişi, Tanrı'nın sonsuzluğunu ve her yerde olma halini temsil etmese de (bunun için zaman ve mekan uygun değildir), Tanrı'nın doğasını açıkça ifade edebilirdi. Yeni Antlaşma'nın, yani İncil'in mesajı da budur. Pavlus, 'Tanrı'nın tüm doluluğu bedence Mesih'te bulunuyor' (Koloselilere 2:9) der. İnsanlar sonsuz olan Tanrı'yı biraz olsun anlayabilsinler diye, Tanrı Sözü İsa, insan olup aramızda yaşadı.
Tanrı'nın insan olmayı seçmesinin ikinci bir nedeni de, Tanrı ve insan arasındaki uçuruma köprü olmaktır. Eğer İsa bu derece yaratılmış bir insan olsaydı, ölümlüyle ölümsüz, yaratıcıyla yaratılan, kutsal olanla kutsal olmayan şeklinde tanımlayabileceğimiz Tanrı ile insan arasındaki büyük boşluk giderilemezdi. Tanrı'yı tanıyabilmemiz için Tanrı'nın bize gelmesi şarttı. Yaratılanlar arasından hiçbir varlık Tanrı'yla insan arasındaki dev uçuruma köprü olamaz. Bu bir çamur parçasının heykeltraşı anlamasına ve onun seviyesine ulaşma isteğine benzer. Tanrı, içindeki sevgiden dolayı, ilk adımı atıp aramıza geldi ve herkesin Tanrı'yı tanıyabilmesi için gidebileceği bir yol açmak istedi.
-Kutsal Kitap Tanrı Sözüdür:
İncil'i okuyacak olursak onda Tevrat'tan çok alıntı göreceğiz. Çünkü İncil, Tevrat'ın devamı ve tamamlayacısıdır. Daha önce verilmiş vahiy olan Tevrat'a başvurarak, daha sonra verilmiş olan İncil'in aynı kaynaktan olup olmadığını ölçebiliriz. Böyle bir karşılaştırma yaptığımız zaman İncil'in Tevrat ve Zebur'a tamamen uyduğunu görüyoruz. Tanrı'nın Sözü olarak bu kitaplar mükemmel ve ilahi bir vahiy bütünü oluşturuyor. Kuran Tanrı sözümü? Kurandaki çelişkiler, Kuranda kadın, evlilik, Muhammed
Eski Mısır'da kocaman yontma taşlardan yapılan bir piramidi düşünün. Baş mimar çizdiği planlarda her taşın şeklini ve konacağı yeri gösteriyor. Taş ocağında ustalar her bir taşı baş mimarın planına göre büyük dikkatle kesiyorlar. Sayısız işçiler de böylece hazırlanan taşları inşaat sahasına yavaş yavaş getirip yerine koyuyorlar. Her bir taş aynı plana göre kesildiği için daha önce yerleştirilen taşlara mükemmel bir şekilde uymaktadır. Öyle ki, piramitlerde olduğu gibi kocaman taş kütlelerinin aralıklarına ince bir kağıt bile giremiyor. Şimdi diyelim ki yapı tamamlandıktan sonra piramidin ucuna başka bir baş taşı getiriliyor. Ne olacak? Onu diğer taşlara uydurmak için harcanan bütün çabalar boşa gidecek. Çünkü o taş mimarın planında yer almıyordu ki! Yoksa mimarın planı yanlış mı diyeceğiz? Taş uymadığı halde yapının üstüne konursa bütün yapıyı bozmaz mı?
Tabii ki bu basit bir örnektir. Yine de buna benzer bir şekilde Tanrı'nın Sözü'nü, peş peşe gelen vahiylerden oluşan "bir piramit" olarak düşünebiliriz. Tanrı'nın kendisi mimarıdır. Uzun yüzyıllar boyunca O'nun mükemmel planına göre Kutsal Yazılar sırayla peygamberler aracılığıyla gelmiştir. Bu "vahiy piramidinin" bütün taşları (yazıları) mükemmel bir şekilde tek bir plana göre birbirlerini tam bir uyum içinde bütünlemektedir.